(4721 S. K. m. 999) (1136 S. K. m. 164) (3194 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Alınan rapor değer biçme yöntemi bakımından yasa hükümlerine uygundur. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal mukayesesi yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1 ) Gerek dava konusu parselin, gerekse emsallerin imar planına dahil olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi? yoksa fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi? oldukları Tapu Sicil Müdürlüğü ve Belediye İmar Müdürlüğü'nden sorularak alınacak cevaplara göre taşınmaza biçilen değerden İmar Kanununun 18. maddesine göre %35 D.O.P. indirilip indirilemeyeceği araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2 ) Bilirkişi kurulunca emsal olarak incelenen 133; 3353; 894 parsel sayılı emsal taşınmazların bilirkişi raporlarında belirtilen tarihlerdeki satışlarına ilişkin satış tarihi, cinsi, satış sebebi, satış bedeli ve satışın kimler arasında yapıldığını gösterir tapu kaydının Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilip raporun denetlenmesi gereğinin düşünülmemesi,
3 ) Dosya içinde mevcut teknik bilirkişi Sadi Kılıç tarafından düzenlenen krokili raporda taşınmazın yol olarak el atılan bölümlerinin yüzölçümü belirlenerek el atılan kısmın çaplı krokiye işaretlettirilmesi gereği yerine getirilmeden "86,69 m2'ye el atıldığı" ifadesi yeterli kabul edilerek eksik inceleme ile bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi,
4 ) Yol olarak el atılan ve bedelinin tahsiline karar verilen taşınmazın 4721 sayılı TMK.nun 999. maddesi uyarınca tapudan yol olarak terkinine karar verilmesi gereğinin düşünülmemesi,
5 ) Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Kanununun 164/son maddesi uyarınca mahkemece hükmedilen vekalet ücreti, davayı takip eden avukata ait olmakla beraber bu avukat ile ona vekalet verenin iç meselesidir. Buna rağmen vekalet ücretinin davacı asıl yerine avukatı lehine hüküm altına alınması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 01.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy