(3402 S. K. m. 16)
Taraflar arasındaki tespit ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay' ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerde istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan reddine, Ancak;
1- Dava konusu taşınmaz hisseli olarak bir kısım davalılar murisi Y.T. ve davalılar M.Y., E.T. ve C.T.ye ait olduğu halde bir kısım davalılar murisi Y.T. hissesine tekabül eden miktar üzerinden karar verilmesi, taşınmazda hissedar olan diğer davalılar yönünden karar verilmemesi,
2- Dava konusu taşınmaz baraj göl sahası içinde kaldığından 3402 sayılı Kadastra Kanunu'nun 16/c maddesi uyarınca taşınmazın tapusunun iptali ile terkinine karar verilmesi gerekirken tapusunun iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi,
3- Bozma öncesi hükmedilen miktar ile bozma sonrası hükmedilen düşük değerli miktar arasındaki farkın davalılardan alınıp, davacı idareye ödenmesine karar verilmemesi, doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün belirtilen nedenle H.U.M.K.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde davacı idareye geri verilmesine ve davalıdan peşin alınan harcın hazineye irad kaydedilmesine ve yeniden harç alınmasına yer olmadığına 17.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy