(2942 S. K. m. 11, 31/b)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların arsa niteliğinde kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedele dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğrudur. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine,
Davalı idare vekilinin temyiz itirazına gelince:
Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Kamulaştırmasız el atmaya dayanan bedel davalarında da Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.
Arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken yakın yerlerde emsal satışlar mevcut ise uzak bölgelerdeki taşınmazlar emsal olarak alınamaz.
Dava konusu taşınmaz Büyükçekmece ilçesi Esenyurt Beldesinde bulunmakta, bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmaz ise, Kavaklı Beldesindedir. Taşınmazın bulunduğu Esenyurt'ta taşınmaz satışlarının bulunması doğaldır.
Taraflara Esenyurt'tan dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde mahkemece res'en emsal celbi yoluna gidilmesi ve dava konusu taşınmaza getirtilecek emsallere göre değer biçilmesi için keşif yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Dava konusu taşınmazlardan 2625 ada, 1 sayılı parselde davacı 10236/10689 pay sahibi olup, el konulan kısımdan payına düşen miktar 776.6 m2'dir. Diğer dava konusu parsellerle birlikte toplam el atılan taşınmazların alanı 2096,5 m2 olduğu halde, davacının 2625 ada 1 sayılı parselde gerekçesi gösterilmeden tam pay sahibi olduğu kabul edilerek sonuçta 2131 m2 üzerinden davanın kabulü ile fazlaya hükmedilmesi,
3- Dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde, 26.05.1992 tarihli TEK. lehine Kamulaştırma Kanununun 31/b maddesine göre verilmiş şerh vardır.
Dava konusu taşınmazlar üzerinde el koymadan önce TEK. lehine kurulmuş bir irtifak hakkının olup olmadığı araştırılıp eğer mevcut ise, bu irtifak hakkının taşınmazın değerine etkisi konusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınması ve toplam bedelden indirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4- Kabule göre de;
Bilirkişi kurulunca incelenen ve değer biçmeye esas alınan kavaklı köyü 9 parsel sayılı emsal taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilen tarihteki satışlarına ilişkin alıcı, satıcı, satış tarihi, satış bedeli ve yüzölçümünü gösterir tapu kaydının Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazı yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde davalıya geri verilmesine ve aşağıda yazılı kalan onama harcının davacıdan alınmasına 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy