(2942 S. K. m. 10, 15) (4721 S. K. m. 633)
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar
Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı tarafın maddi hata talebine uygun şekilde taşınmazın davacının payına düşen bölümün 200 m2 olduğu kabul edilerek artırmaya karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Kamulaştırma işlemi davacı tarafa tebliğ edilmediği gibi, çekişmesiz kamulaştırma bedeli de davacıya ödenmemiştir.
Dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile emsal kamulaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1- Davacıya kamulaştırma işlemi tebliğ edilmemiş olmasına rağmen 12.04.2002 tarihinde açılan bedel artırım davasının tarihi kamulaştırma işleminin tebliğ tarihi sayılır. Bu tarihten itibaren 30 gün içerisinde davacının maddi hata davası açması mümkün olduğu halde, 100 m2 üzerinden açtığı bedel artırım davasında taşınmazın yüzölçümünü 09.09.2002 tarihinde ıslah ederek 200 m2'ye yükseltmesi ve bunun üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi,
2- Bedel artırma davası kamulaştırma işlemi tebliğ edilmeden açıldığından, Kamulaştırma Kanunu'nun 15/13. maddesi uyarınca dava tarihi esas alınarak değer biçilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 20.10.1989 gün ve 4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile Hukuk Genel Kurulu'nun 18.10.1995 gün ve 633-826 sayılı kararına göre bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı, kamulaştırmayı yapan idareye geçmeden faize hükmedilemez.
Mülkiyet hakkının geçmesi tescil kararı veya taşınmazın tapuda ferağının verilmesi ile olabileceği gibi 4721 sayılı TMK'nun 633. maddesi uyarınca kamulaştırma işleminin idari yönden kesinleşmesi ile de olur. Açıklanan nedenle mülkiyet hakkının geçtiği 12.05.2002 tarihinden faize hükmetmek gerekirken daha önceki tarihten faiz başlatılması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 16.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy