(2942 S. K. m. 35)
Dava : Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu yerin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 35. maddesi uyarınca imar mevzuatı gereğince ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol niteliğinde bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Dava konusu taşınmaz, öncesinde 6090 m2 yüzölçümünde iken, yapılan toplulaştırma sonucu 196 m2'si Düzenleme Ortaklık Payına ayrılmak suretiyle 3340 m2 ve 2554 m2 olarak davacılar adlarına tapuya ifrazen tescil edilmiştir.
Dava konusu 1187 parsel nolu taşınmaz, 2554 m2 olarak Belediyece yapılan İmar Planı içerisinde yolda kaldığı anlaşılmıştır. Bu taşınmaza 1999 ve 2000 yıllarında kamulaştırmasız el atılarak asfalt yol yapıldığı anlaşılmıştır. Niza konusu yer 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 35. maddesinde gösterilen ayrılmış yerlerden değildir. Bu itibarla işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken kararda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
2- Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçersizdir.
Kamulaştırmasız el atmaya dayanan bedel davalarında da Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi gerekir. Bu nedenle taraflara dava gününden önceki ve dava konusu taşınmaza yakın yerlerden benzer yüzölçümlü serbest alım-satım ile ilgili emsal taşınmazları bildirmeleri için mehil verilmesi, gerektiğinde aynı özelliklere sahip emsal satışların re'sen ilgili Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 30.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy