(2942 S. K. m. 10, 11/3-g)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki;
1- Kamulaştırmasız el atmaya dayanan bedel davalarında da Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.
Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. Sözü edilen Kanunun 11/3-g maddesi uyarınca arsalara özel amacı olmayan serbest satışlara göre emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi gerekir. Turizm İnşaat Anonim Şirketlerinin ticari rekabet nedeniyle belli bölgelerden taşınmaz edinmeleri zorunlu bulunduğundan bu şirketler tarafından yapılan alımlar özel amaçlı olup emsal kabul edilemez. Bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan taşınmazın alıcısı Ş. Turizm İnşaat Anonim Şirketidir ve bu taşınmaz küçük yüzölçümlüdür. Taşınmazın bu özelliği de özel amaçlı satış olduğu intibaını uyandırmaktadır.
Bu itibarla söz konusu emsale göre taşınmaza değer biçilmesi mümkün değildir.
2- Dava konusu taşınmaz, imar planına dahil olmakla birlikte şehre uzak mesafede olduğu gibi bırakılan kadastro parselidir. Emsal olarak alınan 214 Ada 26 parsel ise şehir merkezinde ve şehrin en hareketli yerindedir. Diğer taraftan dava konusu taşınmaz 2598, 57 m2 olmasına rağmen emsal olarak alınan taşınmazın yüzölçümü 310, 13 m2'dir. Arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçerken, yakın yerlerde ve nitelik itibariyle dava konusu taşınmaza uygun yüzölçümlü taşınmazlara ait satışlar varsa uzak yerlerdeki ve nitelik itibariyle farklı satışlar emsal olarak alınamaz. Hakkari gibi bir il merkezinde dava konusu taşınmaza yakın bölgelerde benzer yüzölçümlü satışların bulunması doğaldır.
Bu hususlar gözönünde tutularak taraflara emsal bildirmeleri için yeniden imkan tanınması ve re'sen emsal celbi yoluna gidildikten sonra özel amacı olmayan, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve büyük yüzölçümlü taşınmazlara ait emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak alınacak raporlarda gerek emsallerin dava konusu taşınmaza; gerekse emsaller ve dava konusu taşınmazın taşınmaz değerinde etkili olan resmi daire ve iş merkezlerine olan uzaklıkları açıklattırılıp, imar planındaki paftaya da işaretlettirildikten sonra taşınmaza değer biçen rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken geçersiz rapora göre hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 06.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy