(2942 S. K. m. 10, 25)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 s. Kanunla değişik 2942 s. Kamulaştırma Yasasının 10. maddesine dayanan kamulaştırılan taşınmaz bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili, karşı dava ise, taşınmazın gerçek niteliğinin tespiti ile ilk davada belirlenecek bedele, değerlendirme gününden ödeme tarihine kadar faiz istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: İdarenin açtığı davanın kabulüne karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarda tarih ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca tetkiki taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunarak iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, 4650 s. Kanunla değişik 2942 s. Kamulaştırma Yasasının 10. maddesine dayanan kamulaştırılan taşınmaz bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili, karşı dava ise, taşınmazın gerçek niteliğinin tespiti ile ilk davada belirlenecek bedele, değerlendirme gününden ödeme tarihine kadar faiz istemine ilişkindir.
Mahkemece idarenin açtığı davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor kanun hükümlerine uygundur.
Karşılık davada tesbit edilen kamulaştırma bedeline, değerlendirme gününden ödeme tarihine kadar faiz talep edilmişse de; 4650 s. Kanunla değişik Kamulaştırma Yasasının 25/1. maddesine göre kamulaştırılan taşınmazın mülkiyetinin idareye geçmesi, mahkemece verilecek tescil kararı ile olacağından ve taşınmazın tesbit edilen bedelinin de tescil kararı verilmeden önce davacıya ödenmesine karar verildiğinden faiz isteminin reddine karar verilmesi doğrudur. Ancak;
1- Taşınmaz üzerindeki iki adet binanın 1/B sınıfından olmasına rağmen 2/B sınıfından kabulü ile bina bedeli açısından fazlaya hükmedilmiş olması,
2- Taşınmaz üzerindeki yapıların 1/B sınıfından olmasına rağmen 2/B sınıfından kabul edilerek hesaplama yapıldığı gözetilerek ek rapor alınmadan eksik inceleme ile bina bedeli yönünden fazlaya hükmedilmiş olması,
Karşı dava da tesbit davası olduğundan maktu harç ve taraflar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği düşünülmeden nisbi harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün belirtilen sebeple HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde ödeyenlere geri verilmesine 17.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy