(2942 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki zemini hazineye ait taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlara kamulaştırmasız el atılmış olduğundan ağaç bedellerinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava; zemini hazineye ait taşınmaz üzerinde bulunan ve kamulaştırmasız el atıldığı iddia edilen ağaç bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, hükmün dayandığı gerekçeye ve taşınmazın sular altında kalmadığı dosyaya gelen cevabî yazılardan anlaşılmış olmakla fiili el atma bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve peşin alınan harcın hazineye irat kaydedilmesine ve yeniden harç alınmasına yer olmadığına 07.04.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
DSİ. Bölge Müdürlüğünün 08.10.2002 gün ve 7469 sayılı cevabî yazısında, dava konusu yerin kısmen baraj göl alanında kaldığı, ancak henüz el atılmadığı bildirilmiştir. Daha sonra yapılan yargılama sırasında davacı vekili taşınmazın su altında kaldığına dair zeminde emareler olduğunu, bu nedenle keşif kararı verilmesini talep etmiştir.
Tam bir kanaate varmak için mahallinde keşif yapılarak bu iddianın doğruluğunu araştırılmadığı gibi, tescil dosyasında mahkeme huzurunda yapılan keşifte taşınmaz üzerinde kısmen bahçe, kısmen meyve ağaçları ve kavaklık bulunduğu belirlenmesine rağmen mahallinde keşif yapılıp bu raporlar denetlenmeden, taşınmaz üzerinde bu tür muhdesatlar bulunmasının mümkün olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi kanaatimizce isabetsiz olmuştur.
Bu itibarla sayın çoğunluk görüşüne iştirak edemiyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy