(2942 S. K. m. 12) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki 2942 s. Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj inşaatı için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması sebebi ile taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarda tarih ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunarak iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 2942 s. Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesine dayanan baraj inşaatı için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması sebebi ile taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Taşınmazların kapama bağ ve arazi niteliğinde kabulü ile net ürün gelirine göre; üzerinde bulunan binalara da resmi birim fiyatları esas alınarak, yıpranma ve enkaz bedelleri de düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Bilirkişi Kurulu raporunda değerlendirmeye esas alınan ürünlerin dekar başına ortalama üretim masrafları ile verim miktarları ve ayrıca senelik ortalama toptan kg satış fiyatlarına ilişkin veriler, ilgili resmi kuruluşlardan getirtilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Dava konusu 722 parsel numaralı taşınmaza kapama bağ geliri esas alınarak değer biçildiğinden, bu değer üzerinde bulunan sair ağaçların da bedelini kapsar. Açıklanan sebeple üzüm geliri esas alınarak biçilen değere hükmetmekle yetinmek gerekirken bu miktara, sair ağaçlara biçilen değerin de ilave edilmesi suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
3- Yargıtay'ca benimsenen ilmi verilerde Türkiye genelinde kapitalizasyon faiz oranı %3 ila %1,5 arasında değişmektedir. Kapitalizasyon faizinin %3-3,5 oranında uygulanabilmesi için taşınmazın bulunduğu bölgede nüfus yoğunluğunun son derece fazla ve arazinin de kıt olması gerekir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölge bu nitelikleri taşımamaktadır. Esasen aynı bölgeden dairemize intikal eden dava dosyalarında da kapitalizasyon faiz oranı %5 ile daha yukarıda kabul edilmektedir. Kapitalizasyon faiz oranının eksik olarak alınması suretiyle zemin bedelinin fazla tespiti,
4- Dava dilekçesinde talep olmadığı durumda hükmedilen bedele dava gününden itibaren faiz yürütülmesi,
5- Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazların tamamının bedelinin davacı tarafa ödenmesine karar verildiği durumda kayıtsız ve şartsız davacı üzerindeki tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya tescili yerine, bedelinin tamamının ödenmesi durumunda, davalı idare adına tapuya tesciline karar verilmesi,
6- Avukatlık Yasasının 164/son maddesi uyarınca mahkemece hükmedilen vekalet ücreti davayı takip eden avukata ilişkin ise de, bu husus avukat ile ona vekalet verinin iç meselesidir. Vekalet ücretinin davacı yerine vekili lehine hüküm altına alınması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan sebeplerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 03.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy