(2942 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesi uyarınca kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın bedelinin tespiti ile taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkini istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesi uyarınca kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın bedelinin tespiti ile taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece taşınmaz arsa vasfında kabul edilerek karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için değerlendirme tarihinde belediye imar planı içinde olması, değilse belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunması ve ayrıca belediye hizmetlerinden yararlanması ve etrafının da meskun olması gerekir.
Gebze Belediye Başkanlığından gelen cevabi yazıda, taşınmazın belediye sınırları dışında kaldığı belirtilmiştir.
Diğer taraftan Kocaeli Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünün 13.06.2002 gün ve 3770 sayılı cevabi yazısında dava konusu taşınmazın l/25000 ölçekli Gebze ve yakın çevre düzeni Nazım İmar Planı içerisinde mevcut Ú gelişme konut alanında kaldığı ve buna göre bu alanların köy ve mezraların mevcut gelişme alanlarını içerdiği ve planlama kapsama sınırları belirlenen meskun konut alanlarında bulunduğu ve ayrıca Kültür Bakanlığı II. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Kararı ile Ballıkaya Kanyonu Doğal Sit Alanı içerisinde kaldığı belirtilmiştir. Keza; dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde Belediye hizmetlerinden de yararlanmadığı sabittir.
Taşınmazın bu durumu itibariyle arsa vasfını kazanmadığı, arazi niteliğinde olduğu tesbit edildiğinden arazi değerlendirmesi yapılmak üzere ekilebilecek ürün gelirine göre değerlendirme yapılmak üzere ilgili yerlerden verilerin getirtilmesi, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak taşınmazın değerinin tesbiti hususu gözetilmeden yukarıda açıklanan gerekçe ile eksik inceleme sonucu taşınmazın vasfında hataya düşülerek kamulaştırma bedelinin fazla tesbiti,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle H.U.M.K. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde taraflara geri verilmesine 17.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy