(2942 S. K. m. 13)
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelendirmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş ise de; davetiye giderleri için dosyada posta pulu çıkmadığı anlaşılmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece 4650 sayılı yasanın yürürlüğe girdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz 01.05.1989 tarihinde kısmen, bir kısmı da 10.03.1994 tarihinde kamulaştırılmış ve ayrıca bu taşınmaza 15.08.1990 ve 30.11.1994 tarihlerinde davalı idarece de kısmen el atılmıştır.
Kamulaştırma Kanununun 25. maddesi uyarınca, hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi için 13 'üncü madde uyarınca yapılan tebligada başlar.
Taşınmaz malikine tebligat yapılmamış, ancak davalı idarece el konulmuştur. Bu durumda davacı tarafça açılan kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli davasının esasına gidilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yukarıda açıklandığı üzere aksi düşünce ve gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmü açıklanan nedenle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 03.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy