(2004 S. K. m. 277, 283) (1086 S. K. m. 9, 13)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, İİK. nun 277 ve sonradan gelen maddeleri hükümlerine dayalı, tasarrufun iptali davasıdır.
İptal davaları için yetki konusunda bu kanunda özel bir hüküm yer almamıştır. Dava, taşınmazın aynı ile ilgili değildir. İptal davaları ayni hakka değil kişisel hakka ilişkin davalardandır. Bu dava sabit olduğu takdirde alacaklı davaya konu mal üzerinden, cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmaz ise davalı üçüncü kişinin üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir. O halde taşınmazın aynına ilişkin olmayan iptal davası HUMK. nun 9 ve sonraki maddelerinde öngörülen kurallara göre açılabilir. Bu gibi davalarda HUMK. nun 13. maddesindeki kesin yetki kuralının uygulanma olanağı yoktur. Davalıların ikametgahı Adana ise de davalılar tarafından süresinde yapılmış bir yetki itirazı da yoktur.
Bu durumda çekişmenin esası, iddia, savunma ve tarafların kanıtları doğrultusunda İİK. nun 283. maddesi hükmü de gözönünde tutularak incelenip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetki yönünden davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 23.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy