(1136 S. K. m. 35) (1086 S. K. m. 61)
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş ise de; davetiye giderleri için dosyada posta pulu çıkmadığı anlaşılmakla duruşmasız olarak dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davayı açan kişinin dava tarihinde vekil olmadığı, sonradan aldığı ve ibraz ettiği vekaletname ise davacı asılların yasaklı olan avukata verdikleri vekaletnameye dayanarak yasaklı vekilin tevkilen verdiği vekaletnameler olduğundan temsil yetkisi bulunmayan avukat tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm yasaklılık süresi dolmuş olan davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir kimse kendisi adına dava açmak üzere dilediği kimseye temsil salahiyeti verebilir. Yalnız temsilci olan kimse avukat vasfını haiz değilse veya yasaklı avukat ise, Avukatlık Kanununun 35.maddesi ile HUMK'nun 61.maddesi hükümlerince dava açamaz. Fakat bu kimse, başka bir avukata müvekkili adına temsil salahiyeti verdiğinde, o avukatın temsil olunan adına dava açmaya veya açılmış bulunan davaya devam etmeye salahiyeti vardır. Olayımızda davayı açan avukat Semra Cengiz'e dava açma sıfatı bulunmayan yasaklı vekil avukat F.Aynur Onur tarafından dava açıldıktan sonra vekalet verildiğinden, açılmış bulunan davaya devam edilerek esastan karar verilmesi gerekirken, davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 03.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy