(2942 S. K. m. 10) (818 S. K. m. 125) (3030 S. K. m. 6) (Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında 3030 Sayılı Kanunun Uygulanması ile İlgili Yönetmelik m. 22)
Dava: Taraflar arasındaki taşınmaz mala kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedelinin alınması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, taşınmaz mala kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedelinin alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
3030 sayılı Kanununun 6/j maddesi ve yönetmeliğin 22. maddesi gereği husumetin Ankara B.Şehir Belediye Başkanlığına yöneltilmesi doğrudur.
Mahallinde yapılan keşif sonucu, taşınmaz malın el koyma günündeki niteliğine göre dava tarihindeki değerinin biçilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Diğer yandan faiz hakkı her gün yeniden yürüyen bir haktır. Kural olarak dava açılırken faiz talep edilmemiş ise yeni bir dava ile faiz istemek mümkündür. BK.nun 125. maddesine göre faiz alacağı istemi 10 yıllık zamanaşımına bağlıdır.
Davacı ilk davasının dava dilekçesinde ve münhasıran bu dava yönünden bir faiz istemi yoktur. Davacı ilk dava dilekçesinde saklı tuttuğu fazlalık ve faizi için ayrı bir dava açmıştır. Bu davada davacı, yukarıda açıklanan genel kurallar içinde, ilk davada istemediği faizi, yeni açılan bu davada istemiştir. Yani ilk davadaki bedelin faizi için ayrı bir dava açılmıştır ki, davacı bu davayı 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde her zaman açabilir. Bu sebeple ilk davadaki bedel faizi yönünden mahkemenin gerekçesine katılmak mümkün olmamıştır. Bununla beraber, kamulaştırmasız el atma davalarında faize dava tarihinden itibaren hükmedilir. Dava konusu taşınmaza ilk dava tarihi esas alınmak suretiyle değer biçilmiştir. Ek davada hükmedilen bedelde önceki dava tarihine göre tespit edilen değerin arta kalan kısmıdır. Bu nedenle birinci dava tarihi esas alınarak faize hükmedilmesi sonucu itibariyle doğrudur.
Davalı idare vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının Reddine,
Davalı idare vekilinin diğer temyiz nedenlerine gelince;
Dosya içinde bulunan kadastro plan örneğine, tapu kaydındaki şerhe, bilirkişi raporu münderecatına göre, taşınmaz üzerinde 29.03.1991 tarihinde konulmuş şerh mucibi 1918 metrekaresi üzerinde TEK. Genel Müdürlüğü lehine daimi irtifak hakkı mevcuttur. Mahkemece, bu husus yeniden araştırılıp, eski irtifak hakkının bulunduğu tespit edildiği takdirde bu irtifakın taşınmaza değerlendirme tarihinde verdiği değer kaybının ne olduğunun belirlenmesi ve miktarın zemin değerinden düşülerek davaya konu teşkil eden kamulaştırmasız el atma bedeli karşılığının buna göre hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 24.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy