(2942 S. K. m. 11) (406 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davalı idarenin kamulaştırma yetkisi bulunmadığı, bu nedenle idarenin haksız el atmasının kamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.406 sayılı Kanununun 1.maddesinde, T Anonim Şirketi tarafından yürütüleceği belirtilirken bu yasada 12.05.2001 tarihinde 4673 sayılı Kanunla yapılan değişiklikte Türk Telekomun, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu kabul edilmiş ve ( bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere ) denildikten sonra Kamu İktisadi Teşebbüsleri de dahil sermayesinin yarasından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklarına uygulanan mevzuatın Türk Telekoma uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. "Kavramlar" bölümünde Türk Telekom da işletmeci olarak kabul edilmiş ve "madde 2-c" bendinde Türk Telekomun Telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslar arası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerinin 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarak yürüteceği düzenlenmiştir. Yine 406 sayılı Kanuna 03.05.1995 tarihinde 4107 sayılı Kanunun 2.maddesi ile ( Lisans ve ruhsat alan sermaye şirketlerinin yapacağı telekominikasyon tesislerinin onaylanmış tatbikat projelerine göre, kamulaştırma ihtiyacı ortaya çıktığında, kamulaştırma bedeli sermaye şirketi tarafından ödenmek kaydı ile genel hükümlere göre kamulaştırma yapılır. ) hükmü eklenmiştir.
Tüm bu yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Türk Telekomun Ulaştırma Bakanlığı ile yaptığı görev sözleşmesi ile bir kamu hizmeti olan telekominikasyon hizmetlerini yürüttüğü 31.12.2003 tarihine kadarda telefon hizmetlerini tekel olarak yürüteceği anlaşılmaktadır. Bu hizmetlerin yürütülmesi esnasında davamızda olduğu gibi kamulaştırma ihtiyacı ortaya çıktığında, bedeli Türk Telekom tarafından ödenmek suretiyle genel hükümlere göre lehine kamulaştırma yapılacaktır. Bu durumda, davalı idarenin davacılara ait taşınmaza haksız el atmasının kamulaştırmasız el koyma olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu itibarla davanın esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle red kararı verilmesi, Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 03.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy