(2942 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin yatırılması için iki kez süre verilmesine rağmen idarece bu bedel yatırılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bir bölümü, daha önceden Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yol yapılmak üzere kamulaştırılmış ve bu bölüm terkin edilmişken, daha sonradan yapılan Kadastro tespiti sırasında bu bölüm de davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Kamulaştırılan ve yol haline getirilen bu bölümün davalı adına olan tapusunun iptali için S Asliye Hukuk Mahkemesinde 2003/80 esas sayılı tapu iptali ve tescil davası açılmıştır.
Tapu iptali ve tescil davasında verilen karar kesinleştikten sonra, bu dosya ve daha önce düzenlenen kamulaştırma krokileri getirtilerek, mahallinde yapılacak keşifte bu belge ve krokiler zemine uygulanıp sonucuna göre kamulaştırma bedelinin tespit ve tesciline karar vermek gerekirken, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Kanunla değişik 10/8. maddesindeki hak sahibinin tespitine ilişkin mülkiyet ihtilafının idare dışındaki kişiler arasındaki ihtilaflar olduğu düşünülmeden, maddeye yanlış anlam verilerek idare ile davalı arasındaki mülkiyet uyuşmazlığı da bu madde kapsamında mütalaa edilerek bu uyuşmazlık çözümlenmeden, idareye kamulaştırma bedelini yatırması için süre verilmesi doğru değildir. Çünkü, idarenin yatırması gerekli miktar henüz açıkça belli olmamıştır.
Bu itibarla davacı idarenin açtığı tapu iptal davasının neticesi beklenmeden davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 31.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy