(2942 S. K. m. 10) (1136 S. K. m. 164)
Dava : Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın bedelinin tespiti ile davalı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Dosyaya sunulan evraklardan tapuda paydaş olan Mehmet Güllücü ile bu paydaşın mirasçısı olan Nuhi Güllüce'nin öldükleri sabit olmasına rağmen, mirasçılarını davalı olarak dahili dava etmesi için davacı idare vekiline mehil verilmediği halde ölü paydaşları da kapsar şekilde hüküm kurulması,
2- Dava konusu taşınmaz ile bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen Kavak Mahallesi, 67 Ada, 45 parsel sayılı taşınmazın değerlendirme tarihi olan 17.03.2003 gününde fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi? yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi? olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3- Emsal taşınmazın m2 satış bedelinin dava tarihine endekslenmesi sırasında katsayısının yüksek alınmasından dolayı fazla bedele hükmedilmesi,
4- Dava konusu taşınmazda kamulaştırılan trafo yerinin 139 m2 olması ve ayrıca bu bölümün bedeline de hükmedilmesine rağmen bu bölümün tapusunun iptali ile davacı idare adına tescili yerine, 57,06 m2'lik bölümün tesciline karar verilmesi,
5- Avukatlık Kanununun 164/son maddesi uyarınca vekalet ücreti davayı takip eden avukata ait ise de, bu husus avukat ile ona vekalet verenin iç meselesi olduğundan vekalet ücretinin davacı ve davalı yerine vekilleri lehine hüküm altına alınması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde ödeyenlere geri verilmesine 18.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy