(2942 S. K. m. 10, 11) (4628 S. K. m. 15) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın bedelinin tespiti ile taşınmazın davacı idare adına tapuya tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
Kamulaştırma Kanunu'nun 11/1-g maddesine göre arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
1- Dava konusu taşınmaz 17070 m2 yüzölçümünde emsal taşınmaz ise 321 m2 yüzölçümündedir. Uzundere ilçesinde benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın zamanlarda emsal satışların bulunması doğaldır. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Değerlendirme tarihi olan 2002 yılında dava konusu taşınmaz ile, bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, dava konusu taşınmazın, emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporu da denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3- Dava konusu taşınmaz ile getirtilecek yeni emsallerin değerlendirme tarihi olan 06.09.2002 gününde fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğü'nden ayrı ayrı sorulup taşınmazın vasfının değerlendirmeye esas olacak şekilde tesbit edilmesi,
4- Fen bilirkişisi Kamil Çağlı tarafından düzenlenen 14.11.2002 günlü krokide kırmızı boyalı olarak ve A harfiyle gösterilen bölümün dışında kalıp, işe yaramadığı belirtilen 77 metrekarelik bölümlerinde bedeline hükmedildiği halde, bu bölümler üzerindeki davalı idarenin tapusunun iptali ile kullanımı davacı idareye ait olmak üzere mülkiyetin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmemesi,
5- 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 15/C maddesi gereğince kullanma hakkının davalıya ait olduğu belirtilerek, pilon yerinin ve irtifak hakkının Hazine adına tescili gerektiği gözetilmeden, davalı idare adına tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 29.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy