(2942 S. K. m. 19) (3402 S. K. m. 16) (4628 S. K. m. 15) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi uyarınca kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı idare, dava konusu tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesinde sayılan kamu mallarından olmadığını tespit etmiş, taşınmazı zilyetlikle iktisap iddiasında bulunan davacının zilyetliğine mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde Hazine veya üçüncü bir kimse tarafından itiraz edilmemiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesi, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle mülkiyet kamulaştırmasına konu pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi doğru olduğu gibi, tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalıya ödenmesine karar verilmesi de doğrudur. Ancak;
1-) 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 15/C maddesi gereğince kullanma hakkının davacı idareye ait olduğu belirtilerek pilon yerinin ve irtifak hakkının Hazine adına tescil edilmesi gerektiği gözetilmeden, davacı idare adına tesciline karar verilmesi,
2-) Avukatlık Kanunu'nun 164/son maddesi uyarınca mahkemece hükmedilen vekalet ücreti, davayı takip eden avukata ait ise de; bu husus avukat ile ona vekalet verenin iç meselesidir. Vekalet ücretinin davalı yerine, vekili lehine hüküm altına alınması,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
A) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasından pilon yerinin ve irtifak hakkının davacı idare adına tesciline kelimelerinin çıkarılmasına, yerine pilon yerinin ve irtifak hakkının Hazine adına tesciline, kullanma hakkının davacı idareye ait olduğunun şerh edilmesine cümlesinin yazılmasına,
B) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 5. bendindeki (asil ve vekil arasındaki vekalet ücreti sözleşmesi de dikkate alınmak suretiyle davacıdan alınarak davalı vekiline) cümlesinin çıkarılmasına, yerine (davacıdan alınarak davalıya) kelimelerinin yazılmasına,
Sonuç: Hükmün böylece düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 25.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy