(4628 S. K. m. 15) (2942 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30 ve 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30. ve 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Taşınmazın arsa niteliğinde kabulü doğrudur. Ancak;
1- Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca, arsalara kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporlarında, getirtilen emsallerin satışlarının vergi ve harçtan kaçınmak için düşük gösterildiği açıklandıktan sonra, sonuçta piyasa rayicinden söz edilerek soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu raporlara göre hüküm kurulması mümkün değildir. Taraflara emsal göstermeleri için yeniden imkan tanınması, lüzuma halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve dava konusu taşınmaz değerinin emsal karşılaştırması suretiyle tesbiti için bilirkişi kurullarından ek rapor alınması, mümkün olmadığı takdirde yeniden keşif yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelme ile hüküm kurulması doğru değildir.
2- Bilirkişi kurulunca tespit edilen taşınmaz bedeli karardan önce davacı idare tarafından hak sahibi adına bankaya yatırılması ve makbuzunun ibrazı halinde kamulaştırılan taşınmazın tesciline ve bedelin hak sahibine ödenmesine karar verileceğinin düşünülmemesi,
3- 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 15/c maddesi gereğince kullanma hakkının davalı idareye ait olduğu belirtilerek taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Davanın maliyeti itibariyle her iki tarafa maktu vekalet ücretine hükmetmek ve harcın da maktu alınmasına karar vermek gerekirken nispi vekalet ücreti ve harca hükmedilmesi,
5- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken davalıya yükletilmesi,
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 10.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy