(2942 S. K. m. 7, 8, 10) (4646 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Arazi niteliğindeki taşınmaz mala net geliri esas alınarak değer biçilmesi, taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi doğru olduğu gibi, davalılardan Cem Kurtuluş Koçulu dışındaki davalılar yararına tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden adı geçen davalılara ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca davacı idarenin kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın tescilini isteme hakkının doğması için sözü edilen Yasanın 8. maddesi uyarınca anlaşarak satın alma teşebbüsünün sonuçsuz kalması gerekir. Duruşma davetiyesi tebliğ edilmeyen ve duruşmaya gelmeyen davalı Cem Kurtuluş Koçulu yönünden bahsi geçen Yasanın 7. maddesinde belirtilen mercilerden adresi araştırılmadığından ve anlaşmaya varabilmek için usulüne uygun olarak tebligat da yapılmadığından, davacı idarenin bedel tespiti ve tescil talep etme hakkı doğmadığından davalı Cem Kurtuluş Koçulu hakkındaki davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenle bu davalı yönünden dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığından, davanın reddine karar verilirken, önceki karar yoklukla malûl olduğundan, bu davalı adına yatırılan bedelin davacı idareye iadesine, taşınmazın davacı adına tesciline ilişkin kaydın da, bu davalının payı yönünden iptali ile davalı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu'nun 12/A maddesi gereğince, kullanma hakkının davalı idareye ait olduğu belirtilerek irtifak hakkının Hazine adına tescil edilmesi gerektiği gözetilmeden davalı idare adına tesciline karar verilmesi,
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 17.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy