(2942 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılıp üzerinden enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılıp üzerinden enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. taşınmazlar arsa niteliğinde kabul edilerek bedelin tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Dava konusu taşınmazlar büyük yüzölçümlü olup tapuda vasfı tarla olarak gösterilmiştir.
Bir taşınmazın arsa olarak kabul edilebilmesi için belediye imar planı içerisinde olması, olmadığı takdirde belediye veya mücavir alan sınırları içinde bulunmakla birlikte belediye hizmetlerinden yararlanması ve etrafının meskun olması gerekir. Dava konusu taşınmazların imar durumlarına ilişkin Belediye Başkanlığından gelen cevabi yazıda Dava konusu taşınmazların belediye imar planı dışında, belediye sınırlarında olduğu bildirilmiş olmasına rağmen taşınmazın niteliklerine ilişkin çelişki giderilmeden arsa niteliğinde kabul edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Emsal taşınmaz Ulaş Beldesi Sanayi bölgesinde, imarlı, alt yapısı tam, Çorlu İlçe Merkezine yakın konumdadır. Dava konusu taşınmazlar ise Çorlu Misinli Beldesi belediye sınırlarında, etrafında fabrikalar olan, çevresi yapılaşmaya müsait durumdadır. Bu sebeplerle emsal olarak alınan taşınmazların dava konusu taşınmazlarla mukayese edilme imkanı bulunmadığından, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerden, dava tarihinden önceki serbest alım-satımı yapılan benzer özellikleri taşıyan satışların emsal alınması gerekir.
Taraflara yukarıda yazılı özelliklere uygun emsal satışları bildirmeleri için mehil verilmesi, gerektiğine aynı özelliklere uygun emsal satışların Tapu Sicil Müdürlüğünden resen celbi yoluna gidilmesi ve yeniden yapılacak keşif sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden sair temyiz itirazları incelenmeden hükmün açıklanan nedenle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 11.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy