(2942 S. K. m. 8, 10, 11/3-g) (1136 S. K. m. 164/son)
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare üzerine tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare temsilcisi yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare üzerine tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun 11/3-g maddesi uyarınca, arsalara kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporlarında, getirtilen emsallerin satışlarının vergi ve harçtan kaçınmak için düşük gösterildiği açıklandıktan sonra, sonuçta piyasa rayicinden söz edilerek soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu raporlara göre hüküm kurulması mümkün değildir. Taraflara emsal göstermeleri için yeniden imkan tanınması, lüzuma halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve dava konusu taşınmaz değerinin emsal karşılaştırması suretiyle tespiti için bilirkişi kurullarından ek rapor alınması, mümkün olmadığı takdirde yeniden keşif yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelme ile hüküm kurulması,
2- Dava konusu taşınmazın bedeli tespit edilirken belirlenen bedelden kıymet takdir komisyonunun belirlediği bedelin düşülmesi suretiyle eksik bedele hükmolunması,
3- Kamulaştırma Kanununun 10. maddesinin 8. fıkrası gereğince kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye 15 günlük süre verilmesi, süresinde yatırılması halinde kararla birlikte kesinleşmesi beklenmeksizin ilgiliye derhal ödeme yapılması için bankaya yazı yazılması gerekirken mahkemece bu yönde bir işlem yapılması
4- Davanın niteliği gereği her iki taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, ayrıca kabule göre Avukatlık Kanununun 164/son maddesi uyarınca mahkemece hükmedilen vekalet ücreti davayı takip eden avukata ait ise de; bu avukat ile ona vekalet verenin iç meselesi olduğundan vekalet ücretinin davacı yerine vekili lehine hüküm altına alınması,
5- Davanın niteliği gereği maktu harç alınması gerekirken nispi harç alınması, maktu harç ve yargılama giderlerinin davacı idareye yükletilmesi gerekirken davalıdan tahsiline karar verilmesi,
6- Bedel yönünden temyizi kabil, tescil yönünden ise kesin olarak karar verilmesi gerekirken her iki yönden de yasa yolları açık olmak üzere karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 26.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy