(2942 S. K. m. 10, 11) (1136 S. K. m. 164)
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca bozulması hakkında daireden çıkan kararı kapsayan 11.11.2003 gün ve 7852-1321 sayılı ilama karşı davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce idare mahkemesinde açılan kamulaştırma işleminin iptaline ilişkin davanın ön mesele teşkil ettiği bu nedenle sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Davacı Hazine vekilinin karar düzeltme istemi sonucunda yapılan incelemede; 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi gereğince idari yargı tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilmedikçe adli yargıda iptal davası bekletici mesele kabul edilemez.
Davacı tarafın kamulaştırma işleminin iptaline ilişkin idare mahkemesinde açtığı davada yürütmenin durdurulması kararı verilmediği gibi davanın esastan da red edildiği anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 11.11.2003 gün ve 7852-13217 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Bilirkişi raporu ve ekleri yapılar yönünden geçerlidir. Yapılara resmi birim fiyatları esas alınarak yıpranma bedeli de düşülerek değer biçilmesinde ve kamulaştırmaya esas değerlerinin tespitinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun Kıymet Takdir esaslarını belirten 11/3-g maddesi uyarınca arsaların değerinin kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Değerlendirmeye esas alınan emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle kamulaştırılan taşınmaza değer biçilmesi gerekir.
Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda kamulaştırma gününden sonra aynı kamulaştırma gayesi için kamulaştırılan başka taşınmaz malikleri ile idarenin uzlaşması neticesi oluşan bu nedenle de özel amaçlı olan satış bedelleri emsal olarak alınmıştır. Başkaca kamulaştırma gününden önceki serbest alım-satım fiyatları somut veya kıyas emsal olarak alınmadığından bilirkişi raporu ve ekleri zemin yönünden geçersizdir.
Bu durumda mahkemece taraflara Kamulaştırma Kanununun 11/3-g maddesine uygun emsal bildirmeleri için imkan tanınarak bildirilen emsallerin teyitleri de getirtilip, gerektiğinde resen emsallerde celbedildikten sonra yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak zemine değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden zemin yönünden geçersiz olan rapora göre kamulaştırma bedelinin tespiti,
2- Avukatlık Kanununun 164/son maddesi uyarınca mahkemece hükmedilen vekalet ücreti, davayı takip eden avukata ait ise de; bu avukat ile ona vekalet verenin iç meselesidir. Vekalet ücretinin davacı ve davalı yerine, vekilleri lehine hüküm altına alınması,
3- Takdir edilen vekalet ücretlerinin Katma Değer Vergisi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğu anlaşıldığından yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy