(1136 S. K. m. 35) (2942 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 16.03.2004 günü temyiz eden davacılar vekiline usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden aleyhine temyiz olunun davalı idare vekili nin yüzüne karşı duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp davalı idare vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davayı açan kişinin dava tarihinde vekil olmadığı, sonradan aldığı ve ibraz ettiği vekaletname ise davacı asılların yasaklı olan avukata verdikleri vekaletnameye dayanarak yasaklı vekilin tevkilen verdiği vekaletnameler olduğundan temsil yetkisi bulunmayan avukat tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm yasaklılık süresi dolmuş olan davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir kimse kendisi adına dava açmak üzere dilediği kimseye vekâletname verebilir. Yalnız vekil olan şahıs avukat vasfını haiz değilse veya yasaklı avukat ise, Avukatlık Kanununun 35.maddesi ile HUMK'nun 61.maddesi hükümlerince dava açamaz. Fakat bu vekilin başka bir avukatı tevkil yetkisi varsa, o avukatın asıl kişi adına dava açmaya veya açılmış bulunan davaya devam etme yetkisi vardır. Olayımızda davayı açan avukat S dava açma sıfatı bulunmayan yasaklı vekil avukat F. tarafından tevkil yetkisine istinaden vekalet verildiğinden, açılmış bulunan davaya devam edilerek esastan karar verilmesi gerekirken, davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA 16.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy