(492 S. K. m. 28-a, 32) (2942 S. K. m. 10, 11)
Dava : Dava, artırılan kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkin, yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Temyiz incelemesi için dosya Dairemize gönderildiğinde, Harçlar Kanununun 28/a maddesi gereğince ilam harcı ödenmeden ilgilisine ilam verilemeyeceği ve 32. maddeye göre de sonraki işlerin yapılamayacağı belirtilip bakiye harç tamamlatıldıktan sonra gönderilmek üzere dosya mahkemesine geri çevrilmiş, mahkemece de noksan harcın verilen süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı yönünde davalı idareye muhtıra gönderilmiş, muhtıranın tebliğinden itibaren verilen süre içerisinde harç tamamlanmadığından davalı idarenin temyizden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Harçlar Kanununun 28/a maddesi gereğince ilam harcı ödenmeden ilgililerine ilam verilemeyeceği gibi 32. maddesine göre de sonraki işler yapılamaz. İlam harcı temyizden vazgeçilmiş sayılmasına dair ek kararın verildiği 15.11.2002 tarihinde yatırılmamıştır. Mahkemece harcın yatırılması beklenilmeli gerektiğinde harcın tahsili için Maliyeye yazı yazılmasına harç alınmadan hiç bir işlem yapılamayacağı düşünülmeden yanılgı sonucu temyizden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmesi, doğru değildir.
Bu nedenle 15.11.2002 günlü ek kararın kaldırılmasına ve mahkemenin gerekçeli kararının altındaki kesinleşme şerhinin yok sayılmasına karar verildikten sonra;
Davacı vekilince noksan ilam harcının 06.02.2003 tarihinde yatırıldığı görüldüğünden davalı idare vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Mahallinde yapılan keşif sonucu taşınmazın el koyma günündeki niteliklerine göre dava tarihindeki değerinin, ikisi teknik ve birisi de mahalli olmak üzere üç kişiden oluşan bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi, dava konusu taşınmaz imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli olduğundan, ileride yapılacak fiili imar uygulaması sırasında el atmadan arta kalan bölüm başka parsellerle şuyulandırılacağından, arta kalan kısımda değer artışı verilmemesi de doğru olduğu gibi, tespit edilen bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atılan ve ırmak yatağı haline getirilen bölümlerin terkinine karar vermek gerekirken, el atılan bölümlerin tamamının tapusunun iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi,
2- Avukatlık Kanununun 164/son maddesi gereğince vekalet ücreti davayı takip eden avukata ait ise de, bu husus avukat ile ona vekalet verenin iç meselesi olduğundan, vekalet ücretinin taraflar yerine vekilleri lehine hüküm altına alınması,
Doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a ) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının tapu iptali ve tescile ilişkin bölümünün çıkarılmasına, yerine ( Dava konusu Amasya İli İhsaniye Mahallesinde bulunan 67 Ada 20 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda A ve B harfleri ile gösterilen 949,53 m2'lik kısmının tapusunun iptali ile, A harfi ile gösterilen 765,40 m2'lik bölümünün ırmak yatağı olarak tapudan terkinine, B harfi ile gösterilen 184,13 m2'lik bölümünün davalı idare adına tapuya tesciline ) cümlesinin yazılmasına,
b ) Kararın hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin son bendindeki ( davacı vekillerine ) ve ( davalı vekillerine ) kelimelerinin çıkarılmasına, yerlerine sırasıyla ( davacıya ) ve ( davalıya ) kelimelerinin yazılmasına,
Sonuç: Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 22.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy