(2942 S. K. m. 11)
Dava : Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili dilekçesinde dava konusu taşınmaz olarak 670 ada 2 no'lu parseli göstermiştir. Ne var ki yargılama sırasında davacı vekili 29.05.2002 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazın 672 ada 1 no'lu parsel olduğunu belirtmiştir. Yargılama sırasında ilk rapor davacılara ait 1 no'lu parsele ilişkin olarak alınmış ise de sonradan alınan ikinci ve üçüncü bilirkişi raporları dava dışı olan 670 ada 2 no'lu parsel hakkında tanzim edilmiştir.
Alınan tüm raporlar geçersizdir. Şöyle ki; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak; birinci bilirkişi raporunda emsal incelemesi yapılmış ise de taşınmaz ile kıyaslaması yapılmadan komisyon raporunun uygun olduğu belirtilmek suretiyle rapor verilmiştir. 2. ve 3. raporlarda ise dava konusu 672 ada 1 no'lu parsel incelenmemiştir.
Bu nedenle yeniden bilirkişi heyeti oluşturularak dava konusu 672 ada 1 no'lu parsel üzerinde keşif yapılarak alınacak raporlara göre hüküm kurulması gerekirken, yukarıda açıkladığı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
Dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen Demirciler Mahallesi, 381 ve 382, 20 ve 22 parsel sayılı taşınmazın, değerlendirme tarihi olan 04.04.2000 gününde; fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi, olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğünden ayrı sorularak alınacak cevaplara göre bilirkişi raporları denetlenmeden hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 17.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy