(2942 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan muhtesat bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan D.S.İ.Genel Müdürlüğü vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan muhtesat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Taşınmazın kapama bağ vasfında kabulü ile üzüm gelirine göre değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak
1- Gerek dava dilekçesinde ve gerekse bilirkişi kurulu raporunda; taşınmaz, kapama bağ olarak kabul edilmişse de, taşınmazdaki üzümün Elazığ bölgesinde yetiştirilen en kaliteli ve şaraplık üzüm olduğu ileri sürülüp, ispatta edilmediğinden, Alacakaya bölgesinde yetiştirilen vasat kalitedeki üzümün bağ bozumu tarihindeki ortalama toptan kg satış fiyatının ilgili kuruluşlardan sorularak değerlendirme yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Dosyadaki mevcut resmi verilere göre; 5-10 yaş arası 2.sınıf sulu bağdan 1-700 kg, 11-50 yaş arası sulu bağdan da 701-1500 kg üzüm verimi alınabileceği bildirildiğine göre, bu durumda İlçe Tarım Müdürlüğü veri listelerinde 11-50 yaş arası sulu üzüm bağının dekara verim miktarı asgari 701 kg, azami 1500 kg olduğu, diğer bir anlatımla bağın dekara verim miktarının yaşı ile doğru orantılı olarak arttığı anlaşılmaktadır. Bu değerler esas alındığında, dava tarihine göre 15-17 yaşında olan dava konusu üzüm bağından, en verimli çağ için öngörülen ve azami sınır olan 1500 kg verim alınması olanaksızdır.
Bu nedenle 15-17 yaşında olan dava konusu kapama bağın dekara verim miktarı azami 850 kg alınmak suretiyle değer biçilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi, bilirkişi kurulunun eski görüşünde ısrar etmesi halinde, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
3- Dosyadaki bilgi ve belgelere göre sulu bağ vasfındaki arazide kapitalizasyon faiz oranının %6 alınması gerektiği gözetilmeden %5 alınmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi,
4- Bilirkişi kurulunun ek raporunda, taşınmazın sonuç metrekare birim bedeli 4.940.120.-TL olarak bulunmasına rağmen, neticede, bağ gelirinden bu bedelin indirilmesi gerekirken 4.116.767.-TL indirilmek suretiyle, davacı lehine fazla bedele hükmedilmesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı D.S.İ.Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 28.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy