(2942 S. K. m. 38)
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 38. maddesinde yazılı el atma tarihinden dava tarihine kadar 20 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde dava konusu taşınmazdan imar yolu geçirilmesi ile yola gittiğinden bahisle 25.03.1938 tarihinde tapu kaydının kapandığı ve o tarihten sonra da taşınmazın yol olarak tapu kaydında gözüktüğü ve malikinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bir taşınmaza el atılması nedeniyle kamulaştırmasız el atmadan dolayı bedelinin istenebilmesi için davayı açan tarafın taşınmaza tapu ile malik olması gerekir. Davanın açıldığı tarihte davacı idarenin dava konusu taşınmaza tapu ile malik olmadığı anlaşıldığından, açılan davanın reddine karar verilmesi hükmü, sonucu itibari ile doğrudur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından, sonucu itibari ile doğru olan hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın hazineye irad kaydedilmesine ve yeniden harç alınmasına yer olmadığına 13.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy