(2942 S. K. m. 10)
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tapuya tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tapuya tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor değer biçme yöntemi bakımından yasa hükümlerine uygundur.
Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmesinde yöntem bakımından bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Doktrinde kabul edildiği ve Yargıtay İçtihatlarında da benimsendiği üzere kapitalizasyon faizi Türkiye genelinde %3 ile %15 arasında değişmektedir. %3 veya %3,5 oranında asgari hadden kapitalizasyon faizinin kabul edilmesi Karadeniz kıyı şeridi gibi arazinin kıt, nüfus yoğunluğunun fazla olduğu yerlerde mümkündür. Davaya konu taşınmazın bulunduğu yer belirtilen nitelikte değildir. Esasen aynı yerden Dairemize intikal eden dava dosyalarında da kapitalizasyon faizi %4 ile %5 arasında kabul edilip, uygulama yapılmaktadır.
Buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda kapitalizasyon faizi oranlardan daha düşük kabul edilmek suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Tespit edilen ve bankaya bloke ettirilen bedelin davalılara derhal ödenmesi için ilgili banka şubesi Müdürlüğüne müzekkere yazılması gerektiği gözetilmeden ödenmesinin kararın kesinleştiği tarihte yapılmasına hükmedilmesi,
b) Taşınmazın davalı murisi üzerindeki tapusunun iptali ile davacı idare adına tapuya tescili için ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne derhal müzekkere yazılmasına karar verilmemesi,
c) Davacı idare lehine davanın mahiyeti gereği maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 27.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy