(2942 S. K. m. 36)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönlerinden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu 36 parsel nolu taşınmaza davalı idarenin sosyal hizmet tesisleri yaparak el atmasından dolayı davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu 36 parselin de bulunduğu 35 ve 34 parselleri de kapsayan 271 parsel nolu toprak tevzii parselin zemin ve evrak üzerinde incelenmesinde; dava konusu edilen 35 ve 34 nolu parsellerin daha önce kamulaştırıldıkları ve davacının bu parsellerden bir alacağının bulunmaması, ancak 36 parsel numaralı taşınmaz hakkında, daha önce senetsizden Turan Dülger adına kamulaştırılmış ise de, diğer parsellerle birlikte 36 parsel numaralı taşınmazın da davacının, tescil hükmüne dayalı tapu kaydı kapsamında kaldığından bahisle, 36 parsel numaralı taşınmaz hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem bakımından doğrudur. Ancak;
271 parsel numaralı taşınmazdan ifraz edilen 35 ve 34 parsellerin daha önce kamulaştırılmaları ve davacının bu parsellerden bir alacağının kalmaması sebebiyle bu parseller hakkındaki davacı vekilinin temyiz taleplerinin reddine,
Davalı idare vekilinin temyizine gelince;
Dava konusu 36 parsel nolu taşınmaz 1967 yılında Turan Dülger isimli üçüncü bir kişinin zilyetliğinde iken TEK Genel Müdürlüğü tarafından 6830 sayılı İstimlak Kanununun 19. maddesi uyarınca kamulaştırıldığı kamulaştırma bedelinin Turan Dülger'e ödendiği ve TEK lehine tapuya tescil edildiği, bilahare 1992 yılında davacının açtığı ve kesinleşen tescil davası sonucunda, davacı adına tapuya tescil edilen taşınmaz sınırları içerisinde 36 parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu ve davalı idarenin bu taşınmaza kamulaştırmasız el attığından bahisle iş bu davanın açıldığı tespit edilmiştir.
Tapulu bir yerin zilyetlikle ve senetsizden iktisab, söz konusu olamayacağı gibi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 36. maddesinin "Kamulaştırma Kanunları uyarınca gerekli işlemler tamamlanıp, tapuda kayıtlı olmayanların tescillerinin sağlanmasından sonra kamulaştırılan yer için herhangi bir nedenle gerçek kişiler adına yeniden tapu tesis edildiği takdirde, idarenin isteği üzerine hakim, evrak üzerinde ve lüzum gördüğü takdirde mahallinde inceleme yaparak sonraki kaydın iptali hakkında karar vermesi gerektiği" amir hükmü karşısında 36 parsel numaralı taşınmaz hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, gerekçede gösterilen aksi düşünceler ile, davanın kabulüne karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı harçtan artan paranın istenildiğinde davacıya iadesine, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde davalı idareye geri verilmesine 28.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy