(2942 S. K. m. 13, 37) (1086 S. K. m. 7, 8)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma evrakının tebliğine ilişkin tebliğ alındı belgesindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırma evrakının tebliğine ilişkin tebliğ alındı belgesindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Tebligatın geçersizliğine ilişkin iddia açılacak bedel artırım davasında ileri sürülüp maddi vakıa olarak incelenebilir. Ayrıca Kamulaştırma Kanunu'nun 37. maddesi uyarınca Kamulaştırma Kanunu'ndan doğan tüm anlaşmazlıklar taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi'nde basit yargılama usulüne göre görülür.
Anlaşmazlık Kamulaştırma Kanunu'nun 13. maddesindeki tebligat işlemine ilişkin olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerektiği gözetilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulması, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy