(2942 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarda tarih ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunarak iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmaz mala emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1- Kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davalarında, birinci bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporun geçersiz olduğuna karar verilmeden ikinci kez keşif yapılmaması gerektiği düşünülmeden, gereksiz yere iki kez keşif yapılması,
2- Dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak Belediye tarafından yapılan imar planlarının İdare Mahkemesince iptal edildiği düşünülmeden, düzenleme ortaklık payının %35 yerine, 518 metrekare olarak %30'a tekabül edecek biçimde daha düşük oranda kesilmesi suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
3- Bilirkişi Kurulu raporlarında emsal olarak alınan taşınmazların raporda belirtilen tarihlerdeki satışlarına ilişkin; alıcı, satıcı, satış tarihi, satış bedeli ve yüzölçümünü gösterir biçimde akit tabloları ilgili Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilmeden ve bilirkişi raporları bu yönden denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
4- Değerlendirme tarihi olan 2002 yılında, dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerlerinin, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporu da denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
5- Kabule göre de;
Dava konusu taşınmaz, yol durumuna dönüştüğü durumda TMK. nun 999. maddesi uyarınca tapudan terkinine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan sebeplerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 13.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy