(2942 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve taşınmaz arsa niteliğinde kabul edilerek bedelin tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Alınan bilirkişi kurulu raporu ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Dava konusu taşınmaz Çorlu Kemalettin Mahallesinde 22220 metrekare yüzölçümünde olup, tapuda vasfı tarla olarak gösterilmiştir. Taşınmazın imar durumuna ilişkin Belediye Başkanlığından verilen cevapta taşınmazın nazım imar planında park ve rekreasyon alanında kaldığı, belediye sınırlarında, etrafının meskun olmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda ise; taşınmazın arsa vasfını kazanıp kazanmadığı hususunda gerekli araştırma yapılıp, deliller toplanmadan ve mübayenet giderilmeden arsa olarak kabul edilmiştir.
Bir taşınmazın arsa olarak kabul edilebilmesi için belediye imar planı içerisinde olması, olmadığı takdirde belediye veya mücavir alan sınırları içinde bulunmakla birlikte belediye hizmetlerinden yararlanması ve etrafının meskun olması gerekir. Bu nedenle taşınmazın arsa vasfında mı, arazi niteliğinde mi olduğu gerekli şekilde araştırılmadan eksik inceleme ile taşınmazın arsa olarak kabulü ile hüküm kurulması,
2- Emsal taşınmazlar Çorlu Ulaş Beldesinde sanayi bölgesinde 9400 metrekarelik yer ile Kazimiye mahallesinde 120 metrekarelik küçük yüzölçümlü ve ticari özelliği olan merkeze yakın nitelikte olan satışlarıdır. Bu sebeplerle emsal olarak alınan taşınmazların dava konusu taşınmazla mukayese edilme imkanı bulunmadığından, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerden kamulaştırma gününden önceki serbest alım-satımı yapılan benzer özellikleri taşıyan büyük yüzölçümlü satışların emsal alınması gerekir.
Taraflara, yukarıda yazılı özelliklere uygun emsal satışları bildirmeleri için mehil verilmesi, gerektiğinde aynı özelliklere uygun emsal satışların Tapu Sicil Müdürlüğünden re'sen celbi yoluna gidilmesi ve yeniden yapılacak keşif sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 01.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy