(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki imar uygulaması sonucu olduğu yerde korunamayan bina bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, imar uygulaması sonucu olduğu yerde korunamayan bina bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor yasa hükümlerine uygundur.
Yapılara resmi birim fiyatları esas alınmak suretiyle, yıpranma yapı da düşülerek, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumlarına göre değer biçilmesi doğrudur.
Davacının tapulu taşınmazının imar uygulamasına tabi tutulması sonucu başka taşınmazdan arsa tahsisi yapılmış olup, üzerinde süresi içinde imar affı müracaatı bulunan ancak, imar planı içinde yol güzergahında kaldığından ruhsat verilmesi mümkün olmayan bina bedelinin ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve yeniden haç alınmasına yer olmadığına 25.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy