(2942 S. K. m. 10) (4646 S. K. m. 12) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan, kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönlerinden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan, kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaz mala net geliri esas alınarak, bilimsel yolla değer biçilmesinde, yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
1) Dava konusu taşınmazın geometrik durumu, yüz ölçümü ve doğalgaz boru hattının güzergahı dikkate alınarak, irtifak hakkı nedeniyle meydana gelecek olan değer düşüklüğü oranının, taşınmazın tüm değerinin binde kırk dördünü geçemeyeceği düşünülmeden, daha yüksek oranda değer düşüklüğü tespit eden rapora göre, fazla bedele hükmedilmesi,
2) Tapu kaydına göre, dava konusu taşınmazın yüz ölçümü 66133 metrekare olduğu halde, bilirkişi raporunda gerekçesi gösterilmeden taşınmazın toplam yüzölçümünün 67900 metrekare olarak kabul edilmesi suretiyle irtifak hakkı karşılığının fazla hesap edilmesi,
3) 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununun 12/A maddesi uyarınca, kullanma hakkının davacı idareye ait olduğu belirtilerek, irtifak hakkının Hazine adına tescil edilmesi gerektiği gözetilmeden, davacı idare adına tesciline karar verilmesi,
4) Avukatlık Kanununun 164/son maddesi uyarınca, mahkemece hükmedilen vekalet ücreti, davayı takip eden avukata ait ise de; bu husus avukat ile ona vekalet verenin iç meselesidir. Vekalet ücretinin davacı ve davalı yerine vekilleri lehine hükmedilmesi,
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde davacı idareye iadesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve yeniden haç alınmasına yer olmadığına 22.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy