(2942 S. K. m. 10) (1136 S. K. m. 164/son, 169)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 Sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 Sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
1- Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki;
Bir taşınmaza arsa olarak değer biçilebilmesi için belediye imar planı içinde bulunması, olmadığı takdirde belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla birlikte etrafının meskun olması ve belediye hizmetlerinden yararlanması gerekir.
S. Belediye Başkanlığı'ndan gelen yazıda dava konusu taşınmazın belediye imar planı içinde bulunmadığı, belediye sınırları içinde olduğu, ancak, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, parsel civarının kısmen meskun alanda kaldığı belirtilmiştir. Bu haliyle taşınmazın arsa niteliklerini taşımadığı, arazi vasfında olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabul edilip gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi gerekirken arsa olarak kabulü ile buna göre değer biçilmesi,
2- 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 15/C maddesi gereğince kullanma hakkının davacı idareye ait olduğu belirtilerek irtifak hakkının Hazine adına tescil edilmesi gerektiği gözetilmeden davacı idare adına tesciline karar verilmesi,
3- Avukatlık Kanunu'nun 164/son maddesi gereğince vekalet ücreti davayı takip eden avukata ait ise de; bu husus avukat ile ona vekalet verenin iç meselesi olduğundan vekalet ücretinin taraflar yerine vekilleri lehine hüküm altına alınması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 07.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy