(2942 S. K. m. 19) (3402 S. K. m. 16) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tesbiti ve taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı idare, dava konusu tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesinde sayılan kamu mallarından olmadıklarını tesbit etmiş, taşınmazı zilyetlikle iktisap iddiasında bulunan davalının zilyetliğine, mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde Hazine veya üçüncü bir kimse tarafından itiraz edilmemiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor yasa hükümlerine uygundur.
Arazi niteliğindeki taşınmazlara gelir metoduna göre dava tarihi itibariyle değer biçilmesi doğru olduğu gibi, tesbit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden 2942 sayılı Kanununun 19/b maddesi uyarınca zilyede ödenmesine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1- Dava konusu 13, 41, 42 proje parsel nolu taşınmazlar için tesbit edilen bedelin zilyede ödenmesine karar verildiği halde, yalnızca 13 proje parsel nolu taşınmaz için tescil ve terkin kararı verilmiş olması,
2- Taraflara uzlaşma sonucu tesbit edilen bedel olmadığı halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında mahkemece tesbit edilen bedel yerine, taraflarca uzlaşma sonucu tesbit edilen bedelin ödenmesine karar verilmiş olması,
3- Dava konusu taşınmazların kamulaştırılan hükümlerinin yol olarak tescil ve terkini için Tapu Sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmesi gerekirken, müzekkere için kararın kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiş olması,
4- Avukatlık Kanununun 164/son maddesi uyarınca mahkemece hükmedilen vekalet ücreti, davayı takip eden avukata ait ise de; bu avukat ile ona vekalet verenin iç meselesidir. Vekalet ücretinin davacı yerine, vekili lehine hüküm altına alınması,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
A) Gerekçeli kararın tescil terkinine ilişkin bendinin sonuna (Sivas İli, Zara ilçesi, Kumoğlu Köyü, Karak altı Mevkiinde bulunan doğusu kanal, batısı mevcut yol, kuzeyi mevcut yol, Güneyi kanal ile çevrili 1313,53 m2 yüzölçümündeki tarla niteliğindeki T.C.K.parsel no 42 sayılı taşınmazın kamulaştırılan 1275,37 m2'lik kısmının) ve (Doğusu Hacı Koç, Batısı kanal, Doğusu kanal, Güneyi Dursun Demir ile çevrili 1458,10 m2 yüzölçümündeki tarla niteliğindeki T.Ç.K.parsel no 41 sayılı taşınmazın kamulaştırılan 1062,75 m2'lik kısmının) davacı Karayolları Genel Müdürlüğü adına tapuya kayıt ve tesciline bu yerlerin karayoluna terkinine tescil ve terkin işlemlerine esas olarak fen bilirkişi Ümit Orhaşıoğlu'nun 30.01.2004 tarihli rapor ve krokisinin esas alınmasına) cümlesinin eklenmesine,
B) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3.bendindeki (Tarafların uzlaşması sonucu) kelimelerinin çıkartılmasına, yerine (Mahkemece) kelimesinin yazılmasına,
C) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 4.bendindeki (Karar kesinleştiğinde) kelimelerinin çıkartılmasına, yerine (Derhal) kelimesinin yazılmasına,
D) Gerekçeli kararın vekalet ücretine ilişkin bölümünden (davacı vekiline) kelimelerinin çıkartılmasına, yerine (davacı idareye) kelimelerinin yazılmasına,
Sonuç: Hükmün böylece düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 26.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy