(2942 S. K. m. 6, 7, 8, 10) (4562 S. K. m. 5)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 13.12.2005 günü temyiz eden davacı idare vekiline ve aleyhine temyiz olunan davalılara usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı idarenin aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 5. maddesine göre O.S.B. kamu yararı gerekçesiyle adına kamulaştırma yapılabilen veya yaptırılabilen özel hukuk tüzel kişiliğidir. Kamu yararı kararı O.S.B. müteşebbis heyetinin başvurusu üzerine Bakanlıkça verilir. Arazinin mülkiyetinin edinilmesinde yapılan masraflar ile arazi bedelini ödeme yükümlülüğü O.S.B. tüzel kişiliğine aittir. Olayımızda davacı özel hukuk tüzel kişiliğinin başvurusu üzerine Bakanlıkça 10.02.2004 tarihinde kamu yararı kararı alınmıştır. Bu karar 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 6. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrıca onaya tabi değildir.
Söz konusu kamu yararı kararından sonra Bakanlık kamulaştırma işlemlerini tekemmül ettirmesi için ilgili tüzel kişiliğe göndermiş ve ilgili tüzel kişilik tarafından da 20.02.2004 tarihinde O.S.B. Yönetim Kurulunca kamulaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi kararı alınmıştır. Bu karar 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu 6/son maddesi cümlesi gereğince yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlandığını gösteren bir karardır. Açıklanan nedenlerle davacı idarenin dava açma yetkisi ve aktif husumet ehliyeti mevcuttur. Ancak;
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 7.ve 8.maddelerinde yazılı tebligatlar ve işlemler davacı idarece usulüne uygun olarak yapılmadığı gibi, dava dilekçesi ve gerekçeli karar da davalılara usulüne uygun tebliğ edilmemiştir.
Bu durumda, davacı idarenin 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 7. ve 8.maddelerindeki şartları yerine getirmediğinden henüz dava hakkı doğmamıştır. Davanın açıklanan nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, mahkeme hükmü sonucu itibariyle doğrudur.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve yeniden harç alınmasına yer olmadığına 13.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy