(2942 S. K. m. 38) (YHGK. 27.10.2010 T. 2006/5-489 E. 2010/539 K.)
Dava: Taraflar arasındaki yolsuz olarak tapudan terkin edilen taşınmazın davacı adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, yolsuz olarak tapudan terkin edilen taşınmazın davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, dava konusu taşınmazın 20.04.1976 tarihinde kamulaştırılmasına karar verilerek, 1977 yılında taşınmaza fiilen el atıldığı ve taşınmazın tapu kaydına kamulaştırma şerhi konulduğu, davacının bu taşınmazı 1991 yılında izale-i şüyuu yolu ile satın aldığı, taşınmazın 22.07.1998 tarihinde 5260 metrekare yüzölçümlü olarak davacı adına tapuya tescil edilmesinden bir gün sonra, Karayolları 4. Bölge Müdürlüğünün dava konusu taşınmazın 4025 metrekarelik kısmını 20 yılı aşkın süredir fiilen kullanmakta oldukları gerekçesiyle 2942 sayılı Yasanın 38.maddesine göre bedelsiz olarak terkin edilmesini talep eden yazısı dikkate alınarak, 23.07.1998 tarihinde Elmadağ Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından 2356 parsel sayılı taşınmazın 4025 metrekarelik kısmının terkin edildiği anlaşılmaktadır.
Bir taşınmazın tapuda tescilinin sağlanması veya tapudan terkini için, ortada geçerli bir resmi senet veyahut da bir mahkeme kararının bulunması gerekir. Davalı idare ile davacı arasında resmi şekilde yapılmış herhangi bir sözleşme mevcut değildir. Davalı idare tarafından, dava konusu taşınmazın 4025 metrekarelik kısmına fiilen 20 yılı aşkın bir süredir el atılmış olsa bile, idarenin bu hususta, Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından yapılacak olan terkin işleminin yasal dayanağını oluşturacak şekilde, Kamulaştırma Kanununun 38.maddesi uyarınca açtığı bir dava ve bu dava sonucunda idare lehine verilip kesinleşen bir hüküm bulunması gerekir. Davalı idare tarafından bu nitelikte açılmış bir dava ve kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan, taşınmaza 20 yılı aşkın süredir el atıldığından bahisle Kamulaştırma Kanununun 38.maddesi delaletiyle terkin istemesi üzerine, Elmadağ Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan terkin işlemi yolsuzdur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece, işin esasına girilip toplanacak deliller doğrultusunda sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 11.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy