(2942 S. K. m. 14, 16)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasının süre yönünden reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 07.12.2004 günü temyiz eden davacı vekili Avukat Naim G. ile aleyhine temyiz olunan davalı Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü vekili Avukat Tülay D.'un yüzüne karşı usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden aleyhine temyiz olunan davalı S.S.İmsan Küçük Sanayii Sitesi Koop.vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Kamulaştırma işlemi davacılardan Kıymet K.'a 04.02.1986 tarihinde bizzat tebliğ edilmiştir. Dava ise 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 14. maddesinde yazılı 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra 11.12.2002 gününde açılmıştır.
Ne var ki; davacılar vekili tebligat alındı belgesindeki imzanın okuma yazma da bilmeyen müvekkiline ait olmadığını savunmuştur. Bu durumda adı geçen davacının resmi mercilerdeki medarı tatbik imzaları getirtildikten ve huzurda imzaları alındıktan sonra Noterden getirtilen tebliğ alındısındaki imzanın bu davacıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan Kıymet K.'un açtığı davanın süre yönünden reddine karar verilmesi,
2- Diğer davacı Mustafa Necdet Ç.'e kamulaştırma işlemi, birlikte sakin olduğu yazılmadan kardeşi Mehmet Ç.'e 05.02.1986 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu tebligat şekil şartı yerine getirilmediğinden geçersizdir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 14.maddesindeki hak düşürücü süre kamulaştırma işleminin Noter marifetiyle davacıya tebliği veya kamulaştırılan taşınmazın maliki tarafından idareye ferağının verilmesiyle başlar. Bunun dışında davacının kamulaştırma işlemini öğrenmesi hak düşürücü süreyi başlatmaz.
Kaldı ki; kamulaştırılan taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 16.maddesine göre idare adına tesciline ilişkin davada duruşmaya giren kayyum gayrimenkul için tayin edilmiş kayyumdur. Kayyumun veya vekilinin duruşmaya girmesi ve kamulaştırmayı öğrenmesi hak düşürücü süreyi başlatmayacağı düşünülmeden davanın bu davacı yönünden de süreden reddine karar verilmesi,
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davacılar yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 400.YTL vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 22.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy