(4646 S. K. m. 12) (2942 S. K. m. 10, 11)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın arazi niteliğinde kabulü ile gelir metoduna göre değerinin tespit edilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Dava konusu taşınmaz üzerinde 1238 metrekarelik daimi irtifak hakkı tesis edilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca irtifak hakkı karşılıkları bu hak nedeniyle taşınmazın tamamında meydana gelecek olan değer kaybıdır. Bu itibarla; dava konusu taşınmazın irtifak hakkı kurulmadan önceki tüm değerinin tesbit edilmesi ve bundan sonra, dava konusu taşınmazdan geçen doğalgaz boru hattının geçiş güzergahı ve taşınmazın tamamının yüzölçümü dikkate alınarak, dava konusu 1238 metrekarelik daimi irtifak hakkının taşınmazın tamamında yüzde üç oranında bir değer düşüklüğü yaratacak olması nedeniyle, bu oranla taşınmazın tüm değerinin çarpılması sonucu irtifak hakkı karşılığının hesaplanması gerektiği gözetilmeden, dava konusu taşınmazı daimi irtifak hakkı tesis edilen kısmı için böyle bir hesaplama yapılmadan, mülkiyet kamulaştırması yapılmışçasına hesap yapılmak suretiyle fazla bedele hükmolunması,
2- Kapitalizasyon faiz oranı yüzde üç alınmıştır. Yargıtay'ca benimsenen bilimsel verilerde, Türkiye genelinde kapitalizasyon faiz oranı yüzde üç ile yüzde onbeş arasında değişmektedir. Asgari hadden kapitalizasyon faiz oranının alınabilmesi için taşınmazın bulunduğu bölgede nüfus yoğunluğunun son derece fazla ve arazinin de kıt olması gerekir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu Karapürçek bu nitelikleri taşımamaktadır. Esasen aynı bölgeden Dairemize intikal eden dava dosyalarında da kapitalizasyon faiz oranı yüzde dört ve daha yukarıda kabul edilmektedir. Kapitalizasyon faiz oranının düşük olarak alınması suretiyle fazla bedel tespiti,
3- 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu uyarınca dava konusu taşınmaz üzerinde tesis olunan irtifak hakkının Hazine adına tescili ile kullanma hakkının davacı idareye ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 13.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy