(2942 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu, taşınmazın el koyma günündeki niteliklerine göre dava tarihindeki değerinin, ikisi teknik ve birisi de mahalli olmak üzere üç kişiden oluşan bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor ile tesbit edilmesinde, bedelinin davalı idareden tahsiline ve ayrıca el atılan taşınmazın, davacı üzerindeki tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazı yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13.maddesine 2588 sayılı yasa ile eklenen İ bendi gereğince idareden harç alınmamasına, 18.07.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosyada yapılan incelemede; dava konusu 4201 ada 16 parsel sayılı ve 4999 m2 yüzölçümlü taşınmazda davacının paydaş olduğu, dava konusu taşınmazın batı hududuna bitişik, 15 parsel numaralı 7543 m2 yüzölçümündeki taşınmaz üzerinde, 1975 yılında Fatih Sultan Mehmet Lisesinin inşaa edilip Maliye Hazinesi adına tapuya tescil edildiği, lise binasının yapılması sebebiyle 15 parsel numaralı taşınmazın etrafının tamamen duvarlarla çevrildiği, dava konusu 16 parsel numaralı taşınmazın, lise binası duvarının dışında ve doğusunda kaldığı, keza 16 numaralı parselin belediye imar planında belediye hizmet alanı olarak ayrılıp, davacı ve diğer paydaşlar tarafından otopark olarak kullanıldığı, tarafların herhangi bir şekilde diğer parsele fiilen el atmalarının bulunmadığı, bu kullanım şeklinin, 1997 yılına kadar nizasız ve fasılasız aynı şekilde 22 yıl devam ettiği,
1997 yılında Keçiören Belediye Başkanlığı Encümenince yapılan imar tadilatıyla; 16 parsel numaralı taşınmazın, okul sahası olarak 15 parsel sayılı taşınmazla birleştirilmesi sonucunda 17 parsel numarasını aldığı, davacının paydaş olduğu 16 parsel numaralı taşınmazın, 15 parsel numaralı lisenin okul sahasına dahil edilmesi hususunda; Milli Eğitim Bakanlığının veya Hazinenin bir talebinin bulunmadığı, gerek davacının ve gerekse 16 numaralı parselin diğer paydaşlarının bu taşınmaza sahip oldukları tarihten itibaren dava tarihine kadar nizasız ve fasılasız bir şekilde aynı biçimde kullanmaya devam ettikleri, aradaki okul bahçesi duvarının kaldırılmadığı, gerek okul idaresinin ve gerekse öğrencilerin 16 parsel numaralı taşınmaza hiçbir şekilde el atmadıkları, diğer taraftan gerek davacının ve gerekse diğer paydaşların 16 parsel numaralı taşınmazı üçüncü şahıslara satma hususu dahil, her şekilde tasarruf etme imkanlarının davalı idare tarafından engellenmediği, sadece Keçiören Belediye Encümenince ve davalı idareye de sormadan ve muafakatını da almadan, resen yaptıkları imar tadilatı ile, dava konusu 16 parsel numaralı taşınmazın, davalı idareye ait etrafı duvarla çevrili olup içinde lise binası bulunan 15 parsel numaralı taşınmaz ile birleştirildiği tespit edilmiştir.
Kamulaştırmasız el atmadan bahisle, el atılan taşınmazın bedelinin tahsili davasının kabul edilebilmesi için; kamulaştırma yetkisine sahip idarenin, kamulaştırma yapmaksızın bir taşınmaza fiilen el atarak kamu hizmetine ayırması veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis ederek üzerinde tesis meydana getirmesi gerekir. Bu husus, 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 38. maddesinde de açıkça bu şekilde düzenlenmiştir. Olayımızda ise, davalı idare, dava konusu 16 parsel numaralı taşınmaza fiilen el atmadığı gibi, bu parseli okul sahası olarak ayırmamış ve kamu yararına yönelik her hangi bir ihtiyaca da tahsis etmemiştir. Sadece, Keçiören Belediye Encümeninin 1997 yılında imar planında yaptığı tadilat sonucunda, davacının paydaş olduğu 16 parsel numaralı taşınmaz, davalı idareye ait 15 parsel numaralı taşınmazın okul sahası olarak kabul edilmiştir. Bu nedenlerle, davacı idarenin; dava konusu taşınmaza kamulaştırma yapmaksızın fiilen el attığından bahsetmek mümkün olmadığından, Dairenin sayın çoğunluğunca benimsediği şekilde, davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece verilen onama hükmünün bozulmasının icap ettiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun hükmün onanması kararına katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy