(2942 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bir kez bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve ek rapor yasa hükümlerine uygun düzenlenmediğinden geçersizdir. Şöyle ki;
1- Bir yerin arsa sayılabilmesi için imar planı içinde bulunması, değilse belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla birlikte, belediye hizmetlerinden yararlanması ve etrafının meskun bulunması gerekir. Dosya içerisindeki Bağcılar Belediyesi İmar Müdürlüğünün 27.08.2004 tarihli yazısında; belirtildiği şekilde davanın açılmasından sonra 1/1000 ölçekli imar planının onandığı anlaşıldığından, bu durumda taşınmazın bu imar planına göre arsa olarak kabulü mümkün değildir. Bu itibarla dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 24.07.2003 tarihinde belediye veya mücavir alan sınırları içinde olup olmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile dava konusu taşınmazın arsa kabul edilerek değer biçilmesi,
2- Kabule göre de;
Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tesbiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporlarında bu yönteme uyulmadan değer biçilmiştir. Bilirkişi kurullarından yukarıda açıklanan esaslar dairesinde değer biçilmesi için ek rapor alınması ve mümkün olmadığı takdirde yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, geçerli olmayan raporlara dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 13.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy