(2942 S. K. m. 11) (4721 S. K. m. 999)
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayılan yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
1- Kamulaştırmasız el atmaya dayanan bedel davalarında da Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.
Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca arsaların değerinin değerlendirme tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre ve ikisi teknik ve birisi de mahalli bilirkişiden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulunca hesaplanması gerekirken, iki kişiden oluşan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaza genel deyimlerle değer biçildiğinden alınan rapor geçersizdir.
Bu nedenle; taraflara emsal göstermeleri için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi ve dava konusu taşınmazın değerinin emsal karşılaştırması suretiyle tespiti için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, geçerli olmayan rapora dayanılarak hüküm kurulması,
2- Kamulaştırmasız el atılan ve bedeline hükmedilen taşınmaz yol haline getirildiğinden Türk Medeni Kanununun 999. maddesi uyarınca davacı üzerindeki tapusunun iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene iadesine 12.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy