(2942 S. K. m. 10, 11)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarda tarih ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunarak iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Kamulaştırmasız el atmaya dayanan bedel davalarında da Kamulaştırma Yasasının değer biçmeye ait hükümleri kıyasen uygulanır.
1- Arsa niteliğindeki taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi gerekir. Dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça, yakın bölgelerde ve benzer yüz ölçümlü olması ve değerlendirme gününe yakın satışların emsal alınması gerekir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu Aşağısöğütönü mahallesinde benzer yüz ölçümlü ve değerlendirme gününe yakın zamanlarda emsal satışların bulunması doğaldır. Bu halde taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içerisinde satışı yapılan benzer yüz ölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması,
2- Değerlendirme tarihi olan 2002 yılında dava konusu taşınmaz ile, bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, dava konusu taşınmazın, emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporu da denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3- Kabule göre de;
Dava konusu taşınmaz kadastro parselidir. Değerlendirmede esas alınan taşınmaz ise imar parselidir. Bu sebeple emsal karşılaştırması sonucu tesbit edilen bedelden, %35 imar düzenleme ortaklık payının indirilmesi gerektiği gözetilmeden fazla bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan sebeple HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 14.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy