(1086 S. K. m. 516) (2942 S. K. m. 37) (3533 S. K. m. 1, 4)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan bilirkişi raporları ve mahkemece yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Davacı idareye ait taşınmazlara, davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadan kısmen el atılarak yol haline getirilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda, kamu kurumu niteliğindeki idareler arasındaki kamulaştırmasız el atma davalarına ilişkin olarak ayrı bir hüküm getirmediği, söz konusu davalarında yasanın 37. maddesinde belirtildiği gibi taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilmeden, aksi düşünce ile 3533 Sayılı Yasa uyarınca ve hakem sıfatıyla görülüp karara bağlanmış olması,
2- Kamulaştırmasız el atmaya dayanan bedel davalarında da Kamulaştırma Kanunu'nun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.
Arsa niteliğindeki taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi gerekir. Dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça, yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu K., O. Çiftliğinde benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın zamanlarda emsal satışların bulunması doğaldır. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Kabule göre de;
Dava konusu taşınmazlara değer biçilirken, taşınmazlar üzerinden geçirilmiş olan enerji nakil hatlarının, taşınmazların değerine olacak etki ve oranlarının göz önünde bulundurulmadan taşınmazlara değer biçilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 19.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy