(2942 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan, taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece, alınan raporlar ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1- Davalı idare tarafından dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak 1969 yılında kamulaştırma kararı alınarak, davalı parselin geldisi olan Düziçi ilçesi Üzümlü Köyünde bulunan ve kamulaştırma tarihinde, kadastro çalışmaları yapılmadığından DSİ. 48 ve 49 parsel numarası ile işlem gören taşınmazların toplan 33888 metrekarelik kısmının kamulaştırılıp, o tarihteki hak sahibi olan Molla Abdullah Yaş isimli şahsa kamulaştırma bedelinin ödendiği ve bu kişinin mirasçıları tarafından da 1977 yılında DSİ. lehine tapuda ferağ verildiği iddia olunmuştur.
Mahkemece, bu durumda her iki tarafın dayandığı tapu kayıtları tüm tedavülleri ile getirtilip, davalı idarenin 1969 yılında yapmış olduğu kamulaştırma ile ilgili olarak Üzümlü Köyü DSİ. 48 ve 49 parsel numaralı taşınmazlara ilişkin tüm kamulaştırma evrakları ve kamulaştırma krokileri ile Molla Abdullah Yaş mirasçıları tarafından DSİ. lehine ferağ verilen taşınmaza ait tapu kayıt ve krokileri de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden istenilerek, getirtilen tüm bu kayıt ve belgelerin yapılacak keşifle Fen bilirkişisi tarafından zemine aplike edilmesi sonucu, dava konusu taşınmazın DSİ. tarafından kamulaştırılan 48 ve 49 parseller ile Molla Abdullah Yaş mirasçılarınca DSİ. lehine ferağ verilen taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
A) Kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.
Bu durumda, mahkemece öncelikle taşınmazın arazi mi? yoksa arsa mı? vasfında olduğu tespit edilerek, mahallinde ikisi teknik birisi de mahalli olmak üzere üç kişilik bilirkişi kurulu ile birlikte yapılacak keşif sonucu, taşınmaz arazi vasfında ise gelir metoduna göre, arsa vasfında ise emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden ve taşınmazın vasfı ile ilgili yeterli araştırma yapmadan, genel deyimlerle, taşınmaz arsa olarak kabul edip değer biçin geçersiz bilirkişi kurulu raporu uyarınca tazminata hükmolunması,
B) Bedeline hükmolunan taşınmazın davalı idare adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 07.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy