(2942 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 74, 428)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde, yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebe ürünü olarak kabul edilen bostanın dekar başına ortalama verim miktarının İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından bildirilen resmi verilerdeki verim miktarının çok üstünde alınması suretiyle taşınmazın metrekare birim fiyatının fazla hesaplanması,
2- İki yıllık irtifak hakkı karşılığı, irtifak hakkı kurulan bölümün iki yıllık ürün geliridir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davaya konu teşkil eden taşınmazın iki yıllık geçici irtifak hakkına konu olan bölümü için iki yıllık ürün gelir kaybı hesaplandıktan sonra, ayrıca dava konusu taşınmazın bu bölümünde daimi irtifak hakkı tesis edilmiş gibi % 16 oranında değer kaybı olacağından bahisle tazminat hesabı yapılarak fazla bedele hükmolunması,
3- Kabule göre de;
A) Dava konusu taşınmazda, davacılar tam paya sahip olmadıkları, bir kısım mirasçı ve paydaşlar dava dışı olduğu halde, gerekçesi gösterilmeden davacılar tam pay sahibi imişcesine fazla bedele hükmolunması,
B) Kamulaştırmasız el atılıp bedeline hükmolunan taşınmazın el atılan kısmındaki davacılara ait payları tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4- Dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırılmasını mütakip, idare tarafından takdir olunan çekişmesiz bedelin davacılar tarafından alınıp alınmadığı araştırılarak, alınmış ise hükmolunan tazminattan indirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
5- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca hüküm talep ile bağlıdır.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde taşınmazın mülkiyet kamulaştırmasına konu olan bölümü için 6.647.030.535.-TL bedele hükmolunmasını talep etmiştir.
Buna rağmen kamulaştırmasız el atılan 2162 metrekarelik bölümü yönünden davacıların taleplerini aşar şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 19.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy