(2942 S. K. m. 10, 11)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaza vaki el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaza vaki el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar bozma ilamına uyulmuş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Bozma ilamında; ecrimisile hükmedilebilmesi için taşınmazın bulunduğu mevkideki diğer arsaların dava tarihinden geriye doğru ecrimisil istenen süre içerisinde kiraya verilip verilmedikleri, veriliyor iseler nasıl ve ne şekilde kiralandıklarının tespit edilmesi ve ecrimisil hesabının 03.06.1996 tarihine kadar hükmedilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen; dava konusu yerin bir kısmının dükkan, geri kalan kısmının da herhangi bir delil getirilmeden, kamyon garajı ile eş değer tutularak ecrimisil hesabının yapıldığı ve açılan ek davada, davalı Belediye zamanaşımı itirazında bulunmasına rağmen 5 yıllık süreden daha fazla süreyi kapsayacak şekilde hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.
Bu hesaplama yöntemi doğru olmadığından, mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazın ilk davada istenen ecrimisil için 03.06.1996 tarihine kadar, ikinci davada dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde dükkan vs. olarak değil; boş arsa olarak kiraya verilmesinin mümkün olup olmadığı, kiraya verilmesi mümkün değil ise ecrimisil davasının reddine karar verilmesi, kiraya verilmesi mümkün ise o yöredeki emsal kira sözleşmeleri ibraz ettirilerek ve kıyaslama yapılarak ecri misil miktarının tespit edilerek hesabının yapılması gerekirken bu usule uyulmadan dükkanların ve benzin istasyonunun sanki davacı tarafından yapılmış gibi kabul edilerek yanlış hesaplama sonucu, fazlaya hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: İdare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 06.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy